SOYBAĞI, SOYBAĞININ REDDİ, TANIMA VE BABALIK DAVALARI -Av. Arb. Ünzile Kuru

SOYBAĞI, SOYBAĞININ REDDİ, TANIMA VE BABALIK DAVALARI

A) SOYBAĞI

- Soybağının Kurulması

- Babalık karinesi

- Soybağının Reddi

- Kimler Davacı Olabilir? Dava Hakkı, Hak Düşürücü Süreler

- İtiraz ve iptal

- Soybağı Davasının Kimlere Karşı Açılacağı? Kimler Davalı Olabilir?

- Görevli Mahkeme

- Nesep değişikliği/Soybağının düzeltilmesi/ Soybağının reddi mi?

  Nüfus kaydının düzeltilmesi mi?

- Yetkili Mahkeme

- Yargılama Usulü

- Soybağının Hükümleri

B) TANIMA

- Koşulları ve şekli

-Tanımanın İptali Davası

- Hak düşürücü süreler

- İlgililerin dava hakkı

- İspat yükü

C) BABALIK DAVASI

-Dava hakkı

-Hak düşürücü süreler

 

A) SOYBAĞI

1- Soybağının Kurulması

Genel Hükümler

TMK Madde 282 – “Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur.

Çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmüyle kurulur.

Soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur.”

A. Babalık karinesi

TMK Madde 285 – “Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.

Bu süre geçtikten sonra doğan çocuğun kocaya bağlanması, ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatıyla mümkündür.

Kocanın gaipliğine karar verilmesi halinde üçyüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlar.”

1. Evlilik içinde ana rahmine düşme

Madde 287 – “Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır.

Evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.”

2. Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme

Madde 288 – “Çocuk, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez.

Ancak, gebe kalma döneminde kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa, kocanın babalığına ilişkin karine geçerliliğini korur.”

C. Karinelerin çakışması

Madde 290 – “Çocuk evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğmuş ve ana da bu arada yeniden evlenmiş olursa, ikinci evlilikteki koca baba sayılır.

Bu karine çürütülürse ilk evlilikteki koca baba sayılır.”

2- Soybağının Reddi

Kimler Davacı Olabilir? Dava Hakkı

Hak Düşürücü Süreler

Dava hakkı

TMK Madde 286 – “(DEĞİŞİK MADDE RGT: 14.11.2024 RG NO: 32722 KANUN NO: 7531/9) (KOD 2) (KOD 1) Koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır.”

III. Hak düşürücü süreler

Madde 289 – “Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl, (İPTAL EDİLEN İBARE RGT: 07.10.2009 RG NO: 27369 ANY. MAH. 25.06.2009 T. 2008/30 E. 2009/96 K.) (KOD 1) içinde açmak zorundadır.

(DEĞİŞİK İBARE RGT: 14.11.2024 RG NO: 32722 KANUN NO: 7531/10) (KOD 2) Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır.

Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.”

Diğer ilgililerin dava hakkı

Madde 291 – “(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 14.11.2024 RG NO: 32722 KANUN NO: 7531/11) (KOD 1)

Dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilir.

Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl (İPTAL EDİLEN İBARE RGT: 10.12.2013 RG NO: 28847 ANY. MAH. 10.10.2013 T. 2013/62 E. 2013/115 K.) (KOD 1) içinde soybağının reddi davasını açar.

Kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.”

Sonradan Evlenme

I. Koşulu

TMK Madde 292 – “Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi halinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur.”

Madde 293 – “Eşler, evlilik dışında doğmuş olan ortak çocuklarını, evlenme sırasında veya evlenmeden sonra, yerleşim yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirmek zorundadırlar.

Bildirimin yapılmamış olması, çocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olmasını engellemez.

Daha önce tanıma veya babalığa hükümle soybağı kurulmuş çocukların ana ve babası birbiriyle evlenince, nüfus memuru resen gerekli işlemi yapar”

III. İtiraz ve iptal

Madde 294 – “Ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve

Cumhuriyet savcısı sonradan evlenme yoluyla soybağının

kurulmasına itiraz edebilirler. İtiraz eden, kocanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür.

Çocuğun altsoyu da, çocuğun ölmüş ya da ayırt etme gücünü sürekli olarak kaybetmiş olması halinde itiraz hakkına sahiptir.

Tanımanın iptaline ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.”

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2015/18479,Karar: 2015/17022,Karar Tarihi: 23.11.2015 Dava dilekçesinde, soybağının reddine karar verilmesi istenilmiştir… Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı A.’nin gerçek babasının dava dışı Ş. olmasına rağmen davacının murisi R.. Ö.. tarafından kendi çocuğuymuş gibi nüfusa tescil edildiğini, bu nedenle davalının nüfus kaydında R. olarak görünen baba kaydının iptali ile nüfus kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir... Davacı bu dava ile davalının gerçek babasının Ş. olduğu halde nüfus kaydında R.. Ö..’ün çocuğu imiş gibi tescil edildiğini bildirerek, davalının nüfus kaydındaki baba adının iptali ile nüfus kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Görüldüğü gibi davacının buradaki talebi sonradan evlenme yoluyla kurulan soybağına itiraz niteliğindedir. … Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi halinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur. (TMK.nun 292. md.) ..Ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet Savcısı sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulmasına itiraz edebilirler. İtiraz eden, kocanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür. Çocuğun altsoyu da, çocuğun ölmüş ya da ayırt etme gücünü sürekli olarak kaybetmiş olması halinde itiraz hakkına sahiptir. Tanımanın iptaline ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.(TMK.nun 294. md.) Bu halde, çocukla baba arasındaki soybağı, ana ile evlenmeyle kendiliğinden kurulur. Bu durumda ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet Savcısı sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulmasına itiraz edebilirler. İşte davacının açtığı dava budur….Soybağına ilişkin hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesi ve devamında düzenlenmiş olduğundan, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesine göre, görevli mahkeme, aile mahkemesidir.”Sinerji Mevzuat ve İçtihat

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2015/17867,Karar: 015/16353,Karar T: 12.11.2015 NÜFUS KAYDININ İPTALİ İSTEMİ - DAVANIN CUMHURİYET SAVCILARI TARAFINDAN YERLEŞİM YERİ ADRESİNİN BULUNDUĞU YERDEKİ GÖREVLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDE AÇILACAĞI HÜKME BAĞLANDIĞI - MAHKEMENİN GÖREVSİZLİĞİNE KARAR VERİLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ “ÖZET: Dava, gerçeğe aykırı olarak nüfus kütüğünde gerçek annesi ve babası yerine, M. ve F. nüfusuna onların çocuğu olarak hatalı şekilde tescil edilen davalının, bu hatalı kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin olup, 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlandığından; mahkemece, işin esasına girilerek davaya bakılması yerine uygun bulunmayan gerekçe ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

Soybağı Davasının Kimlere Karşı Açılacağı?

Kimler Davalı Olabilir?

TMK Madde 286 – “Koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır.”

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2011/10692,Karar: 2011/11458,Karar T: 04.07.2011 SOYBAĞININ REDDİ DAVASI - ÇOCUKLARLA ANNE ARASINDA DAVA SEBEBİYLE MENFAAT ÇATIŞMASININ OLDUĞU - ÇOCUKLARA KAYYIM ATANMASI - ATANAN KAYYIMIN DURUŞMAYA DAVET EDİLMESİ GEREĞİ - BABA OLDUĞUNU İDDİA EDEN KİŞİNİN BABALIK DAVASI AÇAMAYACAĞI ÖZET: Delillerin davanın bu hukuki vasfı çerçevesinde değerlendirilmesi, çocuklarla yasal temsilcisi anne arasında dava sebebiyle menfaat çatışmasının olduğu da gözetilerek, çocukları davada temsil etmek, hak ve menfaatlerini korumak üzere kayyım atanması için sulh mahkemesine ihbarda bulunulması, atanan kayyımın duruşmaya davet edilmesi, göstermesi halinde onun delillerinin de toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir. Bu yön dikkate alınmaksızın, çocuk ile baba arasındaki soybağının belirlenmesini ana ve çocuğun isteyebileceği, baba olduğunu iddia eden kişinin babalık davası açamayacağı gözetilmeksizin davanın olarak nitelendirilmesi ve reddi doğru bulunmamıştır. ”Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2013/17067,Karar:2014/564,Karar T:16.01.2014 NÜFUS KAYITLARININ DÜZELTİLMESİ DAVASI - ÖZET: … davanın kabulü halinde hakları etkilenecek muhtemel mirasçılarının davaya katılımı sağlanması, delillerin toplanması, DNA incelemesi de yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. …Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi ile "nüfus kayıtlarının düzeltilmesi" anlaşılır (Ergun Özsunay, Gerçek Kişilerin Hukuki Durumu, İstanbul 1982, s: 243). "Kayıt düzeltilmesi", aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydın bir kısmının "düzeltilmesi" veya "değiştirilmesi"dir. Nüfus kütüklerindeki "doğru olmayan kayıtların" düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan "doğru olmayan kayıtlar", ilgilileri veya Cumhuriyet Savcısı tarafından açılacak olan "kayıt düzeltme davası" ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada "nüfus kaydın düzeltilmesi davası" olarak adlandırılmaktadır. Önemle vurgulanmalıdır ki; zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydın düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir (YHGK, 11.02.1998, 2-87/77). Şu durumda; nüfus kaydın düzeltilmesine ilişkin davada resmi kayıt ve belgelere başvurulabileceği gibi, tanık da dinlenebilecektir (Özsunay, age. S: 244; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar, Ankara 1997, s: 210). Görüldüğü üzere; nesebin reddi davası ile kayıt düzeltme davası, sonuçları (hane dışına çıkarmak) bakımından benzerlik göstermekte ise de, içerik ve yargılama kuralları açısından kendi özel hükümlerine bağlıdır. Nesebin reddinde, kişisel duruma ilişkin nüfus kaydında yer alan bilgi "doğru" olarak doğmuş ve kütüğe tescil edilmiştir. Ancak bu doğru daha sonra "nesebin reddi davası" ile teknik anlamda bir yanlışlığa dönüştürülmüştür. Nüfus kaydın düzeltilmesi davasında ise, nüfus kaydın "gerçek durumu" yansıtmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirildiğinden söz edilmesi gereklidir. (HGK 30.01.2008 gün 2008/236-47 sayılı kararından)” Sinerji Mevz ve içt

Görevli Mahkeme

Nesep değişikliği/Soybağının düzeltilmesi/ Soybağının reddi mi?

Nüfus kaydının düzeltilmesi mi?

NÜFUS KAYIT DÜZELTİM VE SOYBAĞI DAVALARININ BİRLİKTE AÇILMASI HALİNDE GÖREVLİ MAHKEME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DEĞİL AİLE MAHKEMESİ OLACAKTIR

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2013/13806,Karar: 2013/16004,Karar Tarihi: 21.11.2013 BABA KAYDININ İPTALİ DAVASI - KAMU DÜZENİNE İLİŞKİN OLAN HUSUSUN RESEN DİKKATE ALINARAK MAHKEMECE DAVAYA AİLE MAHKEMESİNDE BAKILMAK ÜZERE GÖREVSİZLİK KARARI VERİLMESİ GEREĞİ -ÖZET: Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. Bu durumda, görevli mahkeme aile mahkemesi olduğundan kamu düzenine ilişkin olan hususun re'sen dikkate alınarak mahkemece davaya aile mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekir.” Sinerji Mevzuat ve İçtihat

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2015/7252,Karar: 2016/1627,Karar T: 08.02.2016 SOYBAĞINA İLİŞKİN GÖREVLİ MAHKEMENİN AİLE MAHKEMESİ OLDUĞU “ÖZET: Soybağına ilişkin hükümlerde görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemelerinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. Bu açıklama karşısında, davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden asliye hukuk mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip aksi şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.” Sinerji Mevz ve İçtih

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2015/3372,Karar: 2015/17251,Karar T. 26.11.2015 NÜFUS KAYDI DÜZELTİMİ İSTEMİ - DAVANIN NÜFUS KAYIT DÜZELTİM DAVASI OLARAK KABUL EDİLMESİ VE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDE BAKILMASI GEREĞİ ÖZET: Bir davada olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir. Dava, gerçeğe aykırı olarak nüfus kütüğünde gerçek annesi ve babası yerine, dedesi hanesine anne adı F.olarak hatalı şekilde tescil edilen A.'nin, bu hatalı kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin olup, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlandığından; davacı tarafından açılan davanın nüfus kayıt düzeltim davası olarak kabul edilmesi ve asliye hukuk mahkemesinde bakılması gerekirken, aile mahkemesi sıfatı ile bakılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”Sinerji Mevz ve İçtih Prog

T.C. YARGITAY 20.Hukuk Dairesi,Esas: 2015/15581,Karar: 2016/1071,Karar T: 28.01.2016 TANIMA VE TENFİZ DAVASI - ÇOCUK İLE ANA ARASINDAKİ SOYBAĞININ DOĞUMLA KENDİLİĞİNDEN KURULDUĞU - DAVANIN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDE GÖRÜLÜP SONUÇLANDIRILMASI GEREĞİ - ÖZET: Çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla kendiliğinden kurulur ve tesisi için her hangi bir hükme gerek olmadığından, çocuğun annesi ile soybağı ilişkisi kurulması değil, çocuğu doğuran kadının kim olduğunun tespiti dava konusu edilebilir. Dava bu niteliğiyle bir nesep davası olmayıp hatalı yapılan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesine yönelik olan ve Türk Medeni Kanununun 282 ve devamı maddelerinde düzenlenen soybağı kurulmasıyla ilgisi bulunmayan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.”Sinerji Mevz ve İçtihat Programı

T.C. YARGITAY 17.Hukuk Dairesi,Esas: 2014/2507,Karar: 2014/5532,Karar T: 10.04.2014 NÜFUS KAYDININ DÜZELTİLMESİ DAVASI - DAVA NİTELİĞİYLE BİR NESEP DAVASI OLMAYIP GERÇEĞE AYKIRI BEYANLA OLUŞTURULAN NÜFUS KAYDININ DÜZELTİLMESİNE İLİŞKİN OLDUĞU - DAVANIN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDE GÖRÜLMESİ GEREĞİ “ÖZET: Davacı, M.'in gerçek annesi olduğu, 6 yıl önce ölen gayri resmi birlikteliği S.'ten dünyaya geldiğini, ancak S.'in resmi eşi H. üzerine kayıt edildiğini iddia ederek, yanlış nüfus kaydının düzeltilmesini talep etmiştir. Dava bu niteliğiyle bir nesep davası olmayıp, gerçeğe aykırı beyanla oluşturulan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. Davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.

T.C. YARGITAY 20.Hukuk Dairesi,Esas: 2016/1413,Karar: 2016/3923,Karar T: 04.04.2016 “…soy bağının düzeltilmesine ilişkin davada Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Şanlıurfa 1. Aile Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: Dava, soybağının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın soybağına ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Şanlıurfa 1. Aile Mahkemesi tarafından ise aykırı beyana dayalı oluşturulduğu iddia edilen ... ...'nin hanesindeki nüfus kaydının iptali ile gerçek annesi nüfusuna kaydına ilişkin birinci talebin,5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi kapsamına giren nüfus kaydının düzeltilmesi davası olup, asliye hukuk mahkemesinin görev alanında kaldığı, ikinci talebin ise babanın çocuğu tanımasına yönelik olup, bu talebin değerlendirilebilmesi için birinci talep hakkında karar verilmesinin kanunen zorunlu olduğu, bu nedenle her iki talebin de genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Aile Mahkemeleri, TMK'nın 282 ve devamı maddelerinde sınırlı olarak belirtilen soybağının reddi (TMK'nın 286. vd.) babalık, tanıma, tanımanın iptali gibi davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda davacı vekili, müvekkillerinin çocuklarından ... ...'nin gerçekte davacı anne ve baba üzerine kayıtlı olması gerekirken, her nasılsa nüfusta davalıların üzerine kayıt edildiğini, müvekkillerinin ve davalıların ... ...ne başvuru yaptıklarını, ... ...'nin gerçek anne ve babasının üzerine kayıt edilmesi gerekirken sehven de olsa yanlış kaydedildiğini belirterek kayıtların düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiş olup, dava bu niteliği itibariyle bir nesep davasıdır. Soybağı hukuku ile ilgili davalar, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin görev ve yargılama usullerine dair Kanunun 4. maddesinde gösterilen davalardan olup, TMK'nın 282 vd. maddelerinde düzenlenen soybağı kurulmasıyla ilgili olan bu davanın Şanlıurfa 1. Aile Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.”Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

T.C. YARGITAY 20.Hukuk Dairesi,Esas: 2016/1648,Karar: 2016/2315,Karar T: 25.02.2016 “ÖZET: Dava; nüfus kaydında ana ve baba adının düzeltilmesi isteğine ilişkindir. ..uyuşmazlığın, 4787 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca aile mahkemesi tarafından incelenip çözüme kavuşturulması gerekecektir. (Yargıtay HGK 2013/354-1554, 18. HD 2015/1360-3281,2015/1591-4537)Aynı davada, talebin bir bölümü hakkında genel mahkemenin, diğer bölümü hakkında ise özel mahkemenin görevli olması halinde, taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte ise ve sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “yargılama usûlüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmuyorsa, bütün talepler hakkında özel yetkili mahkemenin yargılama yaparak uyuşmazlığı çözmesi, hukukun öngörülebilir olmasının, usûl ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün gereğidir. Aile mahkemeleri, asliye mahkemeleri ile aynı düzeyde mahkemeler olup aralarında yargılama usûlü yönünden esaslı farklılıklar bulunmamaktadır. O halde, yukarıda açıklanan şekilde dava, bir kısım talepler yönünden nüfus kayıtlarında düzeltme yapılması ve bir kısım talepler yönünden de soybağını ilgilendirir mahiyette ise, nihai talebi bir bütün oluşturan ve biri hakkında verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendiren uyuşmazlığın, bütün olarak özel yetkili aile mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Somut olaya gelince; dosya içinde mevcut nüfus kayıtlarından, anne-baba adının değiştirilmesi talep edilen çocuğun doğum tarihinden önce, iddia edilen genetik babanın … yılında vefat etmiş olması sebebiyle, talep edilen çocuğun doğum tarihinde, iddia edilen genetik annenin evli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava, anne adının silinip genetik anne adının yazılması ve kayden baba olan kişinin isminin silinmesi talepleri yönünden “gerçeğe aykırı beyana dayalı oluşturulan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davası olmakla birlikte, nüfus kaydına genetik baba isminin yazılması yönünden soybağı davası niteliğindedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, tüm talepler yönünden uyuşmazlığın, özel mahkeme olan aile mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekmektedir.” Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

T.C. YARGITAY 20.Hukuk Dairesi,Esas: 2016/1297,Karar: 2016/3887,Karar T: 04.04.2016 “Dava, nüfus kaydında düzeltim istemine ilişkindir. Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın nesebin düzeltilmesi istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sivas 2. Aile Mahkemesi tarafından ise uyuşmazlığın nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Somut olayda davacılar, murisleri ... ve ... kızı ... doğum .../.../... ölüm tarihli ... ... ile evliliklerinden ..., ... ve ... isminde üç çocuklarının dünyaya geldiğini, müşterek muris ... ...'in ikinci evliliğini yaptığı ...'den ... ve ... isminde iki çocuğunun olduğunu, ... ve ...'ün evliliğinden dünyaya gelen .../.../... doğumlu ... ...'in ...'den doğma olduğu halde davacıların murisinden dünyaya gelmiş gibi nüfusa kayıt ve tescil edildiğini, ... ...'in asıl annesinin ... olduğunu, bu durumun tarafların hukukuna müessir olup yapılacak olan veraset ve intikal işlemlerinde davalıların murisinin hakkı olmadığı halde davacıların murisi olan ...'nin mirasçısı olarak göründüğünü ve mirastan pay almasına neden olduğunu, bu nedenle ... ili, ... ilçesi, ... köyü cilt no ..., hane no ..., ...da baba hanesinde ve ... İlçesi ... Köyü cilt no ..., hane no ..., ... koca hanesinde nüfusa kayıtlı bulunan davalıların murisi ... ...'in nüfustaki ... ve ...'dan olma .../.../... doğum .../.../... ölüm tarihli ... olan anne isminin iptali ile bu hanede bulunan ... ve ... kızı .../.../... doğum .../.../... ölüm tarihli ... olarak nüfusa kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.

Dava bu niteliğiyle bir nesep davası olmayıp, hatalı yapılan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesine yönelik olan ve Türk Medenî Kanununun 282 ve devamı maddelerinde düzenlenen soybağı kurulmasıyla ilgisi bulunmayan davanın genel hükümlere göre Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.” Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

Yetkili Mahkeme

TMK Madde 283 – “Soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır.”

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2003/10376,Karar: 2003/11477,Karar T: 17.09.2003 SOYBAĞININ REDDİ DAVASI - YETKİLİ MAHKEME - TÜRK VATANDAŞI OLUP ALMANYADA OTURAN DAVACI - NÜFUS SİCİLİNDE KAYITLI OLDUĞU YER MAHKEMESİ- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 283. maddesine göre; soybağına ilişkin davalar; taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Tercih hakkı davayı açana aittir. Davacı Türk vatandaşı olup Almanya'da oturmaktadır. Türk vatandaşlarının Türkiye'de herhalde bir yerleşim yeri vardır. Bir kimsenin nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer, yerleşim yerinin ora olduğuna belirge oluşturur. Davacı, Edirne'de nüfusa kayıtlıdır. Dava Edirne'de açılmıştır. Şu halde davada Edirne yetkilidir. Davanın esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. “Sinerji Mevz ve İçtihat

Yargılama Usulü

TMK Madde 284 – “Soybağına ilişkin davalarda, aşağıdaki kurallar saklı kalmak kaydıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanır:

1. Hakim maddi olguları resen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder.

2. Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler. Davalı, hakimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermezse, hakim, durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabilir.”

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2014/9449,Karar: 2014/10997,Karar T: 19.06.2014 …a- Dava soybağına ilişkindir. Kamu düzenine ilişkin olan bu tür davalarda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 284. maddesinde belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanır. Anılan madde uyarınca, hakim maddi olguları re’sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 325. maddesi uyarınca tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından re'sen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir. Mahkemece açıklanan usul ve şekilde yargılama yapılmak suretiyle; DNA testinin yaptırılması gerekirken, yazılı şekilde DNA giderinin yatırılamaması nedeniyle ispat edilmediği gerekçesi ile davanın reddedilmesi” Sinerji Mevz ve İçtih Prog

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2014/499,Karar:2014/3432,Karar T: 27.02.2014 ÖZET: Dosyanın incelenmesinden, davalıya Türk Medeni Kanunu'nun maddesi uyarınca ihtarlı davetiye çıkarıldığı, davalının DNA incelemesi için icabet etmemesi üzerine davanın kabul edildiği anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak, ayrıca sağlık yönünden bir tehlike oluşturmamak şartıyla, herkes soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması halinde, hakim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir hükmünü taşımaktadır. Mahkemece açıklanan yasa hükmü gözetilerek işlem yapılması gerekirken eksik inceleme sonucu karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2013/3287,Karar: 2013/5680,Karar Tarihi: 08.04.2013 ÖZET: Dava, küçük E.'nin kayyımı tarafından açılmış babalığın tespiti, soybağının kurulması isteğine ilişkindir. Soybağına ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın soybağının doğru olarak oluşturması zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, mahkemece tarafların beyanları ile yetinilmeyip bu iddia ile ilgili olarak küçük E.'nin biyolojik babasının davalı M..olup olmadığı konusunda DNA testi yaptırılıp kan ve genetik bulgular yönünden re'sen araştırma yapılması gerekirken; sadece kabule dayanılarak, eksik incelemeyle hüküm kurulması, doğru görülmemiştir.”

B) TANIMA

I. Koşulları ve şekli

Madde 295 – “Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmi senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur.

Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir.

Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz”

II. Bildirim

Madde 296 – “Beyanda bulunulan nüfus memuru, sulh hakimi, noter veya vasiyetnameyi açan hakim, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirir.

Çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu da tanımayı çocuğa, anasına, çocuk vesayet altında ise vesayet makamına bildirir.”

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2009/18882,Karar: 2010/8611,Karar T: 29.04.2010 «ÖZET: davacının aile mahkemesine yönelik talebi tanıma istemini de içerdiğinden tanıma konusunda bir işlem gerçekleştirilmeden işin esasının incelenerek hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2006/3833,Karar: 2006/10301,Karar T: 28.06.2006 «ÖZET: Tanınan çocukların babanın hanesine babanın adı, soyadı ile ananın kimlik ve kayıtlı olduğu yer bilgileriyle tescil edilmesi gerekir.

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2005/11246,Karar: 2005/13986,Karar T: 12.10.2005 «ÖZET: Davacı dilekçesinde küçük Burak'ın kendi çocuğu olduğunu ileri sürmüş olup, bu beyan küçüğün tanınmasına ilişkindir. Mahkemece tanınma kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanunun 321. maddesine aykırı olarak evlilik haricinde doğan ve annesi hanesinde nüfusa kayıtlı olan küçüğün davacının soyadını taşımasına sağlayacak ve idareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde baba hanesine kayıt ve tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2004/1439,Karar: 2004/1999,Karar T: 23.02.2004 «ÖZET: İstek, evlilik dışı doğan çocuğun, babası tarafından tanınması istemine ilişkindir. Her ne kadar Medeni Kanunda bildirimde bulunacak makam Sulh Hakimi olarak gösterilmişse de; bu konuda görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir.

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2003/1284,Karar: 2003/2456,Karar T: 26.02.2003 «ÖZET: Nesep (soy bağı) nüfustaki kayıtta baba olarak görünen erkek tarafından reddedilmedikçe babalık davası dinlenemez.

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2002/8021,Karar: 2002/8978,Karar T: 05.07.2002 «ÖZET: Babalık davası açma hakkı ana ve çocuğa tanınmış olup babanın, babalık davası açabileceğinden söz edilmemiş, aksine baba ve mirasçıları, aleyhlerine dava açabilecek kişiler olarak gösterilmiştir. Mahkemece, baba olduğunu iddia eden kişinin aktif dava ehliyeti olmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Tanımanın İptali Davası

1. Tanıyanın dava hakkı

Madde 297 – “Tanıyan, yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir. İptal davası anaya ve çocuğa karşı açılır.”

3. Hak düşürücü süreler

Madde 300 – “Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her halde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her halde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer.

Yukarıdaki süreler geçtiği halde gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.”

2. İlgililerin dava hakkı

a. Genel olarak

Madde 298 – “Ana, çocuk ve çocuğun ölümü halinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tanımanın iptalini dava edebilirler.

Dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. “

b. İspat yükü

Madde 299 – “Davacı, tanıyanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür.

Ana veya çocuk tarafından tanıyanın baba olmadığı iddiasıyla açılan iptal davasında ispat yükü, tanıyanın, gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunduğuna ilişkin inandırıcı kanıtları göstermesinden sonra doğar.”

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas:2005/9833,Karar:2005/10986,Karar T:11.07.2005 «ÖZET: Başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. Tanımanın iptaline yönelik davayı ilgililer tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her halde tanımadan itibaren beş yıl içinde açabilirler. Küçükler ile yasal temsilcisi arasında menfaat çatışması bulunduğundan çocuklara kayyım atanması gösterdiği takdirde delillerinin de toplanması gerekir. Bu yönler üzerinde durulmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabulü doğru değildir.» Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2005/242,Karar: 2005/2196,Karar T: 16.02.2005 «“ÖZET: Tanımanın iptali davası sonuçlanmadan babalık davası dinlenemez. Babalık davası için çocuk ile başka bir erkek arasında soy bağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Mahkemece bu dava öncelikle tanımanın iptali şeklinde değerlendirilip bu konudaki taraf delillerinin toplanıp değerlendirilerek hasıl olacak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükmün kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2010/5047,Karar: 2011/8220,Karar T: 11.05.2011 “ÖZET: Dava tanımanın iptali davası olup soybağını ilgilendirmektedir. Kamu düzenine ilişkin olan bu tür davalarda yasa uyarınca, hakim maddi olguları resen araştırır ve kanıtları serbestçe taktir eder. Davada çocuğu temsil etmek üzere kayyım tayin edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Gerekli testlerin yapılması konusunda kayyıma yasal uyarıları içeren usulüne uygun tebligat yapılmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas:2012/6967,Karar:2012/8901,Karar T:09.07.2012 “ÖZET: Dava dilekçesinde, tanımanın iptali istenilmiştir. Davacının; ....'in mirasçısı olması sebebiyle dava konusu edilen tanımadan hukukunun etkileneceği ve Türk Medeni Kanunu'nun maddesinde sayılan diğer ilgililer kapsamında bulunduğu anlaşıldığından, dava ehliyetinin olduğu gözetilmeden yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

T.C.YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2010/10026,Karar:2010/13794,Karar T:08.07.2010 “ÖZET: Davanın tanımanın iptaline ilişkin bölümüyle ilgili olarak da, bu davada husumetin tanıyana yöneltilmesi, küçüğü, davada temsil etmek üzere atanan kayyımın duruşmaya çağrılarak davaya iştirakinin sağlanması.”

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2013/334,Karar: 2013/4887,Karar T: 28.03.2013 ÖZET: Mahkemece, uyuşmazlığın tanımanın iptali olarak değerlendirilip bu kapsamda davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı ve davacı tarafın bir aylık gecikmeyi haklı kılan bir sebebi de ispatlayamadığı dikkate alınarak hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiştir.

C-) BABALIK DAVASI

I. Dava hakkı

Madde 301 – “Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler.

Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.

Babalık davası, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.”

II. Karine

Madde 302 – “Davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, babalığa karine sayılır.

Bu sürenin dışında olsa bile fiili gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur.

Davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder.”

III. Hak düşürücü süreler

Madde 303 – “Babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer.

(İPTAL EDİLEN BÖLÜM RGT: 07.02.2012 RG NO: 28197 ANY. MAH. 27.10.2011 T. 2010/71 E. 2011/143 K.) (YÜR. TAR.: 07.02.2013) (KOD 1) (İPTAL EDİLEN BÖLÜM RGT: 07.02.2012 RG NO: 28197 ANY. MAH. 27.10.2011 T. 2010/71 E. 2011/143 K.) (YÜR. TAR.: 07.02.2013) (KOD 1)

Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.

Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.”

IV. Ananın mali hakları

Madde 304 – “Ana, babalık davası ile birlikte veya ayrı olarak baba veya mirasçılarından aşağıdaki giderlerin karşılanmasını isteyebilir:

1. Doğum giderleri,

2. Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri,3. Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler.

Çocuk ölü doğmuş olsa bile hakim, bu giderlerin karşılanmasına karar verebilir. Üçüncü kişiler veya sosyal güvenlik kuruluşlarınca anaya yapılan ödemeler, hakkaniyet ölçüsünde tazminattan indirilir.”

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2014/1804,Karar: 2014/4145, Karar T: 06.03.2014 «ÖZET: Davacı, davalı ile olan fiili beraberliklerinden 12.02.2010 doğumlu H…'nın doğduğunu belirterek babalığın tespiti ve çocuk için nafakaya karar verilmesini istemiştir…Davacı ana tarafından açılan dava süresinde değil ise de davaya kayyımın katılımının sağlanması, gösterdiği takdirde delillerinin toplanması ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekir.» Sinerji Mevz ve İçt Prog

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2010/6599,Karar: 2010/10951,Karar Tarihi: 03.06.2010 «ÖZET: Somut olayda, davacı, babalık davası ile birlikte bu davanın eki niteliğinde olan nafaka ve mali hak (doğum masrafları, doğum öncesi ve sonrası bakım giderleri vs.) talebinde bulunmuştur. Bu talepler babalık davasının eki niteliğinde olmasına ve ayrıca harca tabi bulunmamasına rağmen taleplerin kabul edilmesi nedeniyle davacı yararına vekalet ücretine ve nispi harca hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2009/6044,Karar: 2010/11792,Karar T: 15.06.2010-BABALIK DAVACI İÇİN MANEVİ TAZMİNAT ÖNGÖRÜLMEMİŞ OLDUĞU - BORÇLAR KANUNUNA DAYANAN MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ BULUNMASI - ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞU «ÖZET: Manevi tazminat davası ile ilgili olarak nispi haç tamamlattırılıp davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu konuda da aile mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2009/6590,Karar:2010/9538,Karar T: 12.05.2010 « ÖZET: Dava, babalık, doğum öncesi ve sonrası geçim giderlerini içeren ananın mali hakları ile manevi tazminat isteğine ilişkindir..babalık ve ananın mali haklarına ilişkin istekler bu davadan tefrik edilip davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden asliye hukuk mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. “

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2015/3668,Karar:2015/16606,Karar T: 17.11.2015 ÖZET: Mahkemece davanın kamu düzenini ilgilendirmesi bakımından kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın soybağının doğru olarak tespit edilmesi zorunludur. Somut olayda, salt taraf beyanları ile yetinilmeyip, babalık iddiası ile ilgili olarak DNA testi yaptırılması gerektiği hususu gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. Hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Sinerji Mevz ve İçtih.

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2015/4194,Karar: 2015/17256,Karar T: 26.11.2015 “ÖZET: Somut olayda, davanın küçük M. A'nın babasının davalı ………….. olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu ve ana tarafından açıldığı, ancak davanın Cumhuriyet savcısına ihbar edilmeden ve küçüğe kayyım tayin ettirilmeden karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Yasal düzenlemeler dikkate alınarak mahkemece küçüğe kayyım tayin ettirilip davanın kayyım ve Cumhuriyet savcısına ihbar edildikten sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2014/2422,Karar: 2014/4148,Karar T: 06.03.2014 ÖZET: Mahkemece karar verilmesinden sonra hak düşürücü süreler hakkındaki iptal kararı yürürlüğe girdiğinden ve yasada çocuk için hak düşürücü süre artık bulunmadığından taraf delillerinin toplanması, K. mirasçıları T. ve K.’in davalı sıfatıyla davaya dahilinin sağlanması, nüfus müdürlüğüne husumetin düşmeyeceğinin gözetilmesi, davanın Hazine’ye ve Cumhuriyet Savcısına ihbar edilmesi, DNA incelemesi yapılması ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, ret hükmü kurulması doğru görülmemiştir. Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2014/161,Karar: 2014/6048,Karar T: 18.03.2014 «ÖZET: Davanın Hazineye ihbar edilmesi, baba olduğu iddia edilen İ.'in ölü olduğu anlaşılmakla, davanın hayatta olan tüm yasal mirasçılarına yöneltilmesi, gösterdikleri takdirde delillerinin toplanıp, birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik hasımla yargılama yapılıp yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Sinerji Mevzuat ve İçtihat

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2013/4904,Karar: 2013/8620,Karar T: 28.03.2013 «ÖZET: Olayda, davalıya yapılan tebligatlar ile soybağına yönelik tıbbi inceleme yapılmasını sağlamak amacıyla davalının ihtar edilmiş; ancak davalı mahkemeye başvurmamıştır. İhtarlı davetiyeye rağmen tıbbi incelemeden kaçınan davalı aleyhine babalık olgusu ispat edilmiş sayılır. Davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; davacının süresinden sonra tanık bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

T.C. YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2012/15289,Karar:2013/2343,Karar T: 25.02.2013 «ÖZET: Dava dilekçesinde, davacıların babasının Durmuş olduğunun tespiti istenilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi uyarınca, davayı kabul ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edecekleri davalarda hüküm doğurmaktadır. Soybağının reddi ve babalık gibi konular ise, kamu düzenine ilişkin olup, bu tür davalarda sadece karşı tarafın kabulüne dayanılarak isteğe uygun karar verilemeyecektir. Mahkemece, kan ve genetik bulgular yönünden re'sen araştırma yapılması gerekirken, karşı tarafın kabulüne dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

T.C.YARGITAY 18.Hukuk Dairesi,Esas: 2013/19778,Karar: 2014/5824, Karar T: 31.03.2014 BABALIĞIN TESPİTİ DAVASI - DAVANIN BABA OLDUĞU İDDİA EDİLEN KİŞİYE VE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNE KARŞI AÇILDIĞI - DAVADA NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNÜN DAVALI OLARAK GÖSTERİLMESİNİN ONU YASAL HASIM HALİNE GETİRMEYECEĞİ –ÖZET: Somut olayda; davacı S.'nın dava dışı Ö. ile resmi evliliği içerisinde 29.03.2005 tarihinde doğan küçük A.'in gerçekte babasının davalı F. olduğunun tespiti talep edildiğine göre dava, Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddelerine dayanan babalığın tespiti istemine yöneliktir. Dava, baba olduğu iddia edilen kişiye ve nüfus müdürlüğüne karşı açılmıştır. Babalık davasında nüfus müdürlüğüne husumet düşmez. Bu bakımdan davada nüfus müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi onu yasal hasım haline getirmez. Ayrıca çocuk ile dava dışı Ö. arasında soybağı ilişkisi bulunmakta olup bu bağ kaldırılmadıkça babalık davası dinlenmez. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında davanın reddine karar vermek gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

Soybağının Hükümleri

A. Soyadı

Madde 321 – “Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; (İPTAL EDİLEN İBARE RGT: 07.10.2009 RG NO: 27369 ANY. MAH. 02.07.2009 T. 2005/114 E. 2009/105 K.) (YÜR. TAR.: 07.10.2010) (KOD 1) soyadını taşır. Ancak, ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa çocuk onun bekarlık soyadını taşır.”

(Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 25/6/2015 tarihinde Hayriye Özdemir’in bireysel başvurusunda (Başvuru No: 2013/3434), boşanma davasında velayeti anneye verilen çocuğun soyadını değiştirme talebiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle, …boşanma sonrası velayeti anneye verilen çocuğun soyadının değiştirilmesi hususunda açık bir düzenlemenin bulunmaması ve farklı yargı kararları verildiği dikkate alındığında, başvuruya konu müdahalenin dayanağı olarak gösterilen kuralın, başvurucunun velayeti altındaki çocuğun soyadının değiştirilmesi talebinin reddedilmesi şeklindeki müdahale bağlamında belirlilik şartını sağlamadığı ve bu yönüyle müdahalenin kanunilik unsurunu taşımadığı belirtilerek Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.)

B. Karşılıklı yükümlülükler

Madde 322 – “Ana, baba ve çocuk, ailenin huzur ve bütünlüğünün gerektirdiği şekilde birbirlerine yardım etmek, saygı ve anlayış göstermek ve aile onurunu gözetmekle yükümlüdürler. “

Av.Ünzile Kuru